Sana bir teklifim var kalp kardeşim, bütün yenilgilerimi, yanılgılarımı, yalnızlıklarımı ve ayrılıklarımı, aykırılıklarımı göze alıp birbirimizi sevmeye var mısın?

Benim bazen varlığımı hissetmediğim oluyor. Senin de oluyordur. Kapatacağım bir kapım, açacağım bir pencerem, yaslanabileceğim bir duvarım yokmuş gibi geldiği zamanlarım oluyor. Senden istediğim şey boşluklarımı doldurman değil, anlamışsındır belki. Eksiklerimizi keşfederken yan yana olalım istiyorum. Bazen aynaya bakarken, yanımda olsan, sokakta yürürken gölgemi kollasan yeter.

Seninle sadece kutlamalarımı değil, kaybedişimi, aldanışımı, yas tutuşumu da paylaşmak istiyorum. Çok yorgunum. Sevmeye ve sevilmeye ihtiyaç duyuyorum. Ben duydukça da reddediyorum. Adı büyük, içi eksik bir sevgide yokum. Mışı bırakıyorum. Beni kurtaracak bir kahraman aramıyorum. Büyük umutlara inanmıyorum. Kuru cesaretlendirilmelere, geçiştirilmelere, tesellilere katlanamıyorum.

Korkuyorum! Bu dünyada korkmak için çok sebebimiz var inan bana. Korktukça birbirimize sarılmaya var mısın? İyi günde, kötü günde, karanlıkta, aydınlıkta benimle birlikte korkar mısın?

Korkuyorum çünkü az yara almadık. Hayat yaralanmak ve iyileşmek arasında gidip geliyor. Az mı kan kaybettik yaşam savaşında bazen oluk oluk bazen gizli saklı. Hızlı tedavilere soyunmadan, ezber reçetelere uymadan, beraber yaralanmaktan korkmadan benimle kalır mısın?

Perdeleri çekilmiş bir oturma odasında veya bu savaş meydanının tam ortasında bazen benimle birlikte kanar mısın? Seninle yürürken acıdan beraber geçip umut bulma ihtimalimizi düşünüyorum acıda ve umutta, bağlılıkta ve özgürlükte, evde ve yolda yanımda olur musun?

Benimle yol olur musun?

Benimle ev olur musun?