Yapılan araştırmaların bulguları çevrim içi veya çevrim dışı yollarla paylaşılan nezaket ve cömertliklerin toplumsal boyutta anlamlı etkilere yol açabileceğini gösteriyor. Araştırmalar, bir kişinin toplum yararına davranışları tanık olduktan sonra kendi fedakarlık duygusunun ne kadar arttığını gösteriyor.
Araştırmanın sonucunda fedakârlığa tanık olan insanların benzer davranışlarda bulunma eğiliminde oldukları bulgusuna ulaşılıyor. Aslında erdemli olan senin içinde ve onu kendinden çıkarmalısın, başının üzerine kaldırmalısın ve her zaman onun düşünceleri ve arzuları tarafından yönlendirilmelisin. Bu senin mantık ötesi inancın olacaktır. Bu nedenle; erdemlinin içinde olup olmadığını, onunla ne ölçüde uyum sağlayabileceğini belirlemelisin ve o zaman kim olduğunu veya ne olduğunu anlayacak ve fark edeceksin. Bu da, fedakarlığı görmenin bir yankı uyandırdığını ve toplum yanlısı davranışların oldukça bulaşıcı olduğunu gösteriyor.
Karşılıksız iyilik davranışı, insanları mutlu edip, sevindirmek hayatın sanki alış-veriş değil de veriş-alış olduğunu gösteriyor. Bazen hesaplamadan rastgele yaptığımız iyilikler hiç ummadığınız anlarda karşımıza çıkıyor.
Karşılıksız iyiliklerde gizli psikoloji yasası var sanki. İnsanlara yardım ettiğinizde bu size görünmez bir iyilik olarak geri dönüyor. Yeni bir bilimsel araştırmaya göre prososyal harcama, yani toplumsal iyilik için harcama yapmak tansiyonunuza tıpkı sağlıklı bir diyet ve egzersiz gibi iyi geliyor.
Araştırmaya göre başkalarına yardım etmek, iyilik yapmak, onlar için para harcamak yüksek tansiyonu düşürebiliyor. Tüm bunların yanında başkalarına iyilik yapmak, kalp ve damar sağlığımıza da iyi geliyor gibi. Araştırmacılar başkaları için bir şeyler yapmanın, stresin olumsuz sağlık etkilerini düşürme konusunda da işe yarayacağını düşünüyor.
İçten gelerek yapılan iyilikler bizi mutlu ettiği gibi sağlımıza da iyi geliyor! Daha sağlıklı bir yaşam için çare iyilikler ve iyilikleri paylaşarak çoğaltmak. İyilik paylaştıkça çoğalıyor.
Siz ne düşünüyorsunuz?