Konfor alanı, kendimizi güvende, rahat ve tanıdık hissettiğimiz, alışık olduğumuz durumları ifade eder. Ancak bu alan, gelişimimizin önünde bir engel de olabilir. Peki, konfor alanından çıkmak neden bu kadar zor ve bu zorluğun üstesinden nasıl gelebiliriz?
İnsanlar genellikle düzenin bozulmasından korkarlar çünkü korku, kişinin içinde bulunduğu koşuldan daha kötü olabileceğinden duyduğu endişedir. Ancak, hayatın tepe taklak olması her zaman kötü sonuçlanmayabilir; bazen bu değişimler daha iyi bir yöne doğru olabilir. Birçok insan hayatta ekstra bir şeyler arzulamaz ve mevcut rahatlıklarını bozmak istemezler. İnsan doğası gereği rahatı sever.
Hangi Korkuların Üzerine Gitmeli?
Konfor alanından çıkmak, edinmek istediğimiz amaca doğru ilerlemek için yeni bir atılım yapmamız gerektiği anlamına gelir. Konfor alanını muhafaza etmek, hayatta edinmek istediğimiz şeyler için bazen daha mantıklı olabilir. Burada önemli olan bir hesap yapmaktır. Örneğin edinmek istediğiniz şey manevi ise, dünyevi hayatın minimal bir formatta tutulması yeterlidir. Ailenin temel ihtiyaçları karşılanmalı, dünyevi standartlar yeterli olmalı vs. Ancak arzuladığınız manevi gelişim ise bu alanda sınırlar zorlanmalıdır. Manevi bir gelişim içindeyseniz, daha da gelişmek için konfor alanınızda kalamazsınız. Çalışmaya eklemeler yaparak kendinizi bir seviyeye atlatmanız gerekir. Bir yandan fiziksel dünyadaki minimalist yaklaşımı korurken, diğer yandan manevi gelişim için konfor alanınızdan çıkmalısınız.
Arzu ve Motivasyon
Konfor alanından çıkmak için kişiyi cezbeden faktör, hayalinin çok güçlü olmasıdır. Sokaktaki birçok insan, sorsanız bir şeyler istiyordur ama bu isteklerinin peşinden gitmezler, çünkü arzuları yeterince güçlü değildir. Başarılı insanlar azınlıktadır çünkü onlar zora gelmekten korkmazlar. Onların kafasında bir hayal vardır ve bu hayale ulaşmak için her gün neler yapabileceklerini düşünürler.
Elbette arzu ile gidilen yolda türlü zorluklarla karşılaşılacak. Kişinin olası zorluklarla başa çıkabilmesinin en kolay ve en akıllıca yolu çevreyi kullanmasıdır. Çünkü kişinin tek başına hayatta bir şeyleri yapması son derece zor. Dolayısıyla herhangi bir konuda daha üst bir seviyeye kendisini atmak istiyorsa kişinin yapması gereken ilk şey kendisini o konuda başarılı olan insanlarla sarmak, öyle bir çevreye girmek. O zaman o çevreden doğru örnek alabilir. Doğru aklı alabilir. Doğru motivasyonu ve gücü alabilir.
Bir şeyi başarmak için beceri geliştirmek de elbette önemli. Bireysel olarak düşünecek olursak o yapmak istediği işe yönelik kişinin beceri de geliştirmesi lazım. En önemli faktörlerden biri bir şey yapmak istiyorsam ‘Beceriyi nereden bulacağım? Nereden bu beceriyi edineceğim? sorularına mantıklı cevaplar bulmasıdır.
Sonrası, arzunun yarattığı amaca doğru küçük ama ısrarlı adımlarla durmaksızın devam etmeye kalır. Rutin oluşturmalısınız, yani edinmek istediğimiz bir şeyi elde etmek için günbegün çaba harcamalı ve adımlar atmalısınız. Eğer bir amacınız varsa, rutininiz bu amaca yönelik olmalı. İnsanın arzusunun ne kadar güçlüyse, ısrarı ve istikrarı o kadar emin olur.
Unutmayın insan çevresinin ürünüdür. Sizi sürekli engelleyen bir çevreden kurtulmak önemlidir. İstediğiniz şeylere ulaşmanızı sağlayacak doğru çevreyi seçmek ve bu çevrede sürekli çalışabileceğiniz bir ortam yaratmak çok önemlidir. Örneğin eğer işinizle geçinebiliyorsanız ve ailenize yetiyorsa, risk almanıza gerek yok. Ancak, kafanızda bir hayal varsa ve bu hayale ulaşmak istiyorsanız, risk almaktan çekinmemelisiniz.
Hayata Güvenmek mi, Garantici Olmak mı?
Arzu, realitede işleyen bir güç olarak bilinir ve hayatımızı yönlendirir. Konfor alanından çıkmak için kişinin genellikle şu iki nedenden birine ihtiyacı olur: Arzuladığınız bir şeye doğru gitmek ve ızdırap çektiğiniz bir durumdan kurtulmak.
Konfor tanımı herkese göre değişir. Genel bir sınırı herkese uygulamak mümkün değil. Örneğin çok dışa dönük biriyle daha içe dönük bir kişinin konfor alanları farklı olacaktır. Cesaret, risk, güven faktörleri herkesin arzusuna ve hesabına göre değişir.
Dolayısıyla konfor alanından çıkma tavsiyesi vermek zor. Bu tamamen kişinin arzusuna bağlı. Hayatından memnun olan biri bir şeyi değiştirmek istemez. Ancak, içinde bulunduğunuz durum canınıza tak ettiyse, değişmekten başka çareniz yoktur.
Hayatta konfor alanından çıkmak gibi bir zorunluluğumuz yok. Ancak, edinmek istediğimiz bir şey varsa, bu, konfor alanından çıkmaktan daha çok, arzularımızı gerçekleştirme yolunda bir gereklilik olarak görülmelidir. Her şey arzuyla ilişkilidir ve arzunun ne kadar güçlü olduğuyla belirlenir. Güçlü bir arzuya sahipseniz, kimse sizi durduramaz. Hesabınızı iyi yapmaya dikkat edin derim ve unutmayın eyleme geçmemiş arzular pişmanlığa dönüşür.