AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Ömer Çelik, “Türkiye Cumhuriyeti’nin devletinin nitelikleri ve milletimizin değerleri konusunda bir al-ver süreci kesinlikle söz konusu değildir” dedi.
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Ömer Çelik, İstanbul İl Başkanlığı binasında gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu. Hedefin terörsüz Türkiye olduğunu söyleyen Çelik, “Cumhurbaşkanımızın iç cephe güçlendirme çağrısından sonra Sayın Devlet Bahçeli’nin tarihi çağrısı, bütün Ortadoğu’da başlayan karanlık süreçlere karşı, yeni bir bütün bu dalgayı göğüsleyecek ve bölgede kardeşliği artıracak Türkiye’nin içinde de iç cepheyi güçlendirecek yeni bir mesaj, yeni bir davet, yeni bir çağrı olarak ortaya çıkmıştır. Bunun esası terörsüz Türkiye hedefine ulaşmaktır. Türkiye Yüzyılı’nda ortaya konulan başlangıç iradesinden bir tanesi budur. Bu çerçevede terör örgütünün silahları bırakması ve terör örgütünün tamamen feshedilmesi esastır. Bu çerçevede PKK-YPG-SGD hangi adla olursa olsun Irak’taki ve Suriye’deki bütün unsurları ve bütün uzantılarla terör örgütü silah bırakmalıdır ve kendi kendisini feshetmelidir. Terör örgütü dediğimizde Irak’taki ve Suriye’deki tüm unsurlarıyla PKK-YPG-SGD hangi adla olursa olsun bu terör örgütünün bütün unsurlarıyla tasfiyesinin esas olduğunu ifade ediyoruz. Etnik kimlik olarak kendisini Türk olarak adlandıran Kürt olarak adlandıran Arap olarak adlandıran, mezhebi olarak Alevi, Sünni olarak adlandıran vatandaşlarımızın olması demokrasi içerisinde doğaldır. Adlarımızın farklı olması doğaldır ama hepimizin soyadı Türkiye Cumhuriyeti’dir. Ortaya çıkan çağrı bu iradenin ürünüdür. Adlarımız farklı olsa da hepimizin soyadının Türkiye Cumhuriyeti olduğunun iradesini vatandaşlarımız arasında da bir kere daha pekiştirmek üzere ortaya koyulmuştur” diye konuştu.
“Pazarlık söz konusu değildir”
Bölgede birilerinin terör örgütleri vasıtasıyla Kürt, Arap ve Türkmenler üzerinde birtakım emperyalist projeleri hayata geçirmek üzere birtakım baskılar oluşturduğunu ve onları terör örgütlerinin kucağına doğru ittiğini net bir şekilde gördüklerinin altını çizen Çelik, “Şunu net bir şekilde söylüyoruz; hiçbir emperyalist projenin terör örgütleri vasıtasıyla hayata geçirilmesine Türkiye Cumhuriyeti Devleti müsaade etmeyecektir. Burada şimdiye kadar bu terör devletçiklerini kurmakla ilgili projelere karşı Zeytin Dalı, Fırat Kalkanı gibi harekatlarla, Cumhurbaşkanımızın ifadesiyle, ‘Bir gece ansızın gelebiliriz’ iradesini ortaya koyduk. Bu irade en güçlü şekilde ayaktadır. Burada şunu da görüyoruz; yakın bölgemizde, komşularımızın olduğu topraklarda Kürt, Arap ve Türkmen kardeşlerimize silah çeken birisi olursa ya da onları terör örgütlerinin kucağına atarlarsa karşısında Türkiye Cumhuriyeti’ni bulacaktır. Kürt kardeşlerimize silah çekenler karşısında bizleri bulacaktır. Kürt kardeşlerimizin refahı ve güveni Türkiye Cumhuriyeti’nin garantisi altındadır. O sebepler Irak ve Suriye’de Kürt, Arap ve Türkmen, Alevi, Sünni gibi hangi mezhepler olursa olsun, bütün unsurlar için bir kardeşlik siyaseti Türkiye Cumhuriyeti tarafından yürürlüktedir. Bu iradenin arkasında Türkiye Cumhuriyeti’nin binlerce yıllık devlet aklı, tarih bilinci ve coğrafya şuuru vardır. Burada devletin nitelikleri ile ilgili bir pazarlık söz konusu değildir. Türkiye Cumhuriyeti’nin devletinin nitelikleri ve milletimizin değerleri konusunda bir al-ver süreci kesinlikle söz konusu değildir” dedi.

Konuşmasında birlik ve beraberliğe vurgu yapan Çelik, “Cumhurbaşkanımızın iç cephe güçlendirme çağrısından sonra sayın Devlet Bahçeli’nin bölgedeki bütün şer şebekelerinin yol ayrımını alt üst edecek çağrı yapması, Sayın Cumhurbaşkanımızın ortaya koyduğu terörsüz Türkiye Yüzyılı iradesi bütün bunların cevabıdır. Kardeşliğimizi pekiştireceğiz. Kaderdaşlığımızı güçlendireceğiz. Vatandaşlığımızı yüksek standartlarla ilerletmeye devam edeceğiz. Devlet Kurumlarımız bölgedeki gelişmeleri takip ederek sürecin nereye evirildiğini net bir şekilde göreceklerdir. Sayın Cumhurbaşkanımızın talimatları bu şekildedir. Biz bu hedefler doğrultusunda tek vatan, tek millet, tek devlet ve tek bayrak ilkesi doğrultusunda bütün bu sürecin değerlendirmelerini yapacağız parti olarak. Bizde süreci takip etmeye devam edeceğiz. Türk ile Kürdün arasına, Arap’la Türkmen’in arasına, Alevi ve Suninin arasına hiçbir şer şebekesinin girmesine müsaade etmeyeceğiz. Adlarımız farklı olabilir soyadımız Türkiye Cumhuriyeti’dir. Türkiye Cumhuriyeti çok yaşasın diyoruz” dedi.
İHA