İçinde bulunduğumuz çağda, açığa çıkan ve bizi kayıtsız şartsız uymaya zorlayan bir doğa yasasının etkisindeyiz. Bu yasa, kaçınılmaz olduğu için ona karşı gelmek imkânsızdır.

Örnek olarak, yerçekimi yasasını ele alalım. Bu yasayı anladığımızda, havada hareket edebilen ağır bir uçağın nasıl inşa edilebileceğini keşfedebiliriz. Bu yasa ile uyum içinde olduğumuz sürece uçabiliriz. Ancak bu yasayı bilmiyorsak, düşeriz. Doğanın diğer tüm yasaları da benzer şekilde işler: Bu yasalara uymazsak, kendimizi tehlikeye atarız.

Şu anda, henüz farkında olmasak da insanlar arasında evrensel bir karşılıklı bağımlılık yasasının etkisi altındayız. Bu yasa, bizi tam bir birlikteliğe, arzularımızı ve düşüncelerimizi birleştirmeye zorlar. Ancak, mevcut arzularımız ve düşüncelerimizle tamamen çelişir.

Yine de evrensel karşılıklı bağımlılık veya karşılıklı garanti yasası yavaşça bize kendini hissettirmektedir çünkü bu seviyeye ulaşmak için gelişmek zorundaydık. Daha önce bu yasayı hissetmiyorduk çünkü egoist gelişimimizin son noktasına henüz ulaşmamıştık.

Bu nedenle, halihazırda etrafımızdaki şeyleri nasıl kullanacağımızı bilmediğimizi fark etmeye başlıyoruz. Artık, küçük bir haz elde etmek için bile olsa arzularımız, düşüncelerimiz ve eylemlerimizle ne yapacağımızı bilmiyoruz.

Ama sakın ola ki umudunu kaybetme! Hiç kimsenin umudunu senden almasına da izin verme. Bil ki sorunlar başına üşüşmeden çok daha önce gönderiliyor çözümler… Çözüm gözümüzün önünde dursa bile onu göremeyecek kadar kendimize daldığımız için düşüp duruyoruz bu derin kuyulara. Ne kadar düşersen düş tekrar tekrar ayağa kalk. Çünkü sen tam da en iyisi olmak için yaratıldın ve hak ettiğini er ya da geç alacaksın.

Darbeleri, çektiğimiz onca acının etkisini ve ızdıraplarımızı azaltmak için, aldığımız darbelerin bize nereden geldiğine yani köküne daha yakından bakmalıyız. O zaman egoizmin tüm acıların kaynağı olduğunu anlayacağız. Bunu anladığımız anda da bunun değişmesi için haykırmaya başlayacağız. İşte o zaman evren sesimizi duyacak ve bizi hiç sarmadığı gibi sarmak üzere kollarını bize açacak.