Çeşitli edebiyat alanlarına ilişkin yarışmalarda seçici kurullarda bulunmuş, yarışmalara katılıp ödüller almış biri olarak bu soru aklımı hep kurcalar. Sanat eseri yarıştırılabilir mi?
Sanat insan gereksinimleri hiyerarşisinin en üst seviyesinde yer alır. İnsanın ve doğanın eksik bıraktığını tamamlayan yönü unutulmamalıdır. Orada salt insanla, en kendi haliyle karşılaşılır. Sanatçı bilinçli bilinçdışına yönelen kişidir. Sanat eseri; İnsanın en yalın, en kendi halini bize duyurmaktadır. Bu durumda sanat eserinin diğerleriyle karşılaştırılma ve yarıştırılma düşüncesi pek akla uygun görünmemektedir. Ayrıca bir eseri ödüllendirmek, diğerlerini dışarda bırakarak cezalandırmak anlamına da gelebilir.
Sanat ve edebiyat aynı zamanda beğeni ile de yakından ilişkilidir. Diğer yandan, Kant’tan beri zevkler ve renklerin tartışılabileceği görüşü, sanat eserinin de tartışılabileceğini göstermiştir. Beğeni bir toplamdır. Şener Aksu’nun dediği gibi; “İnsan hem geçmişinin toplamı hem de bir süreçtir”. Bu sürece denk düşen sanat eserleri, örneğin şiirler, öyküler bizi daha çok etkilemektedir. Güzeli araştıran bilimin; estetiğin ilkelerine göre de sanat eserleri değerlendirilebilir. Bu değerlendirmede bir ölçü oluşturulabilir. Yarışma ilanında, estetiğin temel ilkelerine ilişkin bir ölçek yayınlanabilir. Belirlemeyi seçilmiş bir jürinin beğenisine bırakmak yerine, bir ölçü oluşturarak, yarışma öncesinde bu ölçütleri de yarışmacılara duyurmak gerekir. Bu durum, yarışmanın hem sağlıklı yürümesini sağlayacak hem de yarışma sonuçlarının tartışmalara açılmasının da önüne geçecektir. Bir de izleğin, yani yöntemin açıklanmasının yarışmanın içtenliğini ortaya koyacağı kanısındayım.
Edebiyat yarışmalarında bazı ödüller, eseri değil de eser sahibini ön plana alarak verilmektedir. Bu, seçilenden farklı edebiyat eğilimi olan edebiyatçıların önünü kapatmak için bilinçli yapılıyor olabilir. Bazı kaynaklarda yer alan; Nurullah Ataç’a dönemin en iyi şairini sorduklarında; “Biri Tanpınar, diğeri de biz kimi dersek odur.” yanıtı buna en iyi örneklerdendir.
Otoriteler, hatta uluslararası edebiyat ödüllerindeki gizli otoriteler de eserleri değil, kişileri öne çekmektedir. Bu ödüllerin bazı sanatçılar tarafından reddedilmesi de bunun kanıtı gibidir. Nobel Edebiyat Ödülü örneğinde olduğu gibi.
Yarışmaların amacı, edebiyata yeni isimler kazandırmak olmalıdır. Böylece işlevi de daha etkili olacaktır. Ancak böyle gelişme sağlanabilir.