Home Köşe Yazarları Şehirleşme ve Doğal Hayatın Korunması: Gelecekteki Türkiye / Birol Yıldız

Şehirleşme ve Doğal Hayatın Korunması: Gelecekteki Türkiye / Birol Yıldız

0

Eskiden mahallede oyun oynayan çocukların sesi her köşeden duyulurdu. Sokaklar, ağaçlarla çevriliydi, bahçelerde meyve ağaçları vardı. Şimdi ise o sokakların yerinde dev apartmanlar, gökyüzünü kapatan beton yapılar var. Şehirler hızla büyüyor ama biz bu büyümenin ne götürdüğünü fark ediyor muyuz?

Bir yanda gelişen şehirler, yeni yollar, gökdelenler… Diğer yanda kaybolan doğa, azalan yeşil alanlar ve daralan yaşam alanları… Günümüzde dünya nüfusunun yarısından fazlası şehirlerde yaşıyor ve bu oran hızla artıyor. Özellikle büyük şehirlerde plansız kentleşme, doğal alanların tahribatına yol açıyor. Türkiye’de son 50 yılda şehirleşme oranı %25’lerden %80’lere çıktı. Peki, bu süreç doğru yönetiliyor mu?

Şehirleşme süreci, plansız ilerlediğinde doğaya büyük zarar veriyor. Yeşil alanların azalması hava kirliliğini artırıyor, şehir içindeki sıcaklıkları yükseltiyor ve insan sağlığını olumsuz etkiliyor. Dünya Sağlık Örgütü’ne göre, kişi başına düşen yeşil alan miktarının en az 9 metrekare olması gerekirken, İstanbul gibi metropollerde bu oran 2-3 metrekareye kadar düşmüş durumda.

Şehirleşmenin bir diğer büyük sorunu da ekosistem üzerindeki etkileri. Ormanlık alanlar, tarım arazileri ve sulak bölgeler betonlaşmaya kurban gidiyor. Bu durum, şehirlerde yaşayan kuş türlerinin azalmasına, arı popülasyonlarının düşmesine ve doğal su döngüsünün bozulmasına neden oluyor. Örneğin, İstanbul’da 1950’lerde birçok sulak alan varken, bugün bunların büyük çoğunluğu yapılaşmaya açıldı.

Peki, çözüm ne? Gelişmiş ülkeler, sürdürülebilir şehircilik anlayışıyla bu sorunu çözmeye çalışıyor. Yeşil çatı projeleri, dikey bahçeler, bisiklet yolları ve akıllı şehir planlamaları ile doğaya daha uyumlu yaşam alanları oluşturuluyor. Türkiye’de de benzer projelerin artırılması gerekiyor.

Türkiye’de sürdürülebilir şehircilik için atılabilecek adımlar şunlar olabilir:

•- Şehir içindeki yeşil alanların artırılması ve korunması.

•- Yeni yerleşim alanlarının tarım arazileri yerine çorak alanlara yönlendirilmesi.

•- Toplu taşıma sistemlerinin güçlendirilerek araç trafiğinin azaltılması.

•- Akıllı şehir konseptleri ile enerji verimliliği sağlayan projelerin teşvik edilmesi.

Bireyler olarak bizler de yaşadığımız çevreye duyarlı olabiliriz. Geri dönüşüm alışkanlıkları edinmek, yeşil alanların korunması için bilinç oluşturmak, doğayla uyumlu projelere destek vermek hepimizin sorumluluğudur. Unutmayalım ki şehirleri inşa eden bizleriz ve onları yaşanabilir kılmak da bizim elimizde.

Eğer bugün şehirleşmeyi doğayla dengeli hale getirmezsek, yarın beton yığınları içinde soluk almakta zorlanan bir nesil bırakacağız. Gelecekte yaşanabilir bir Türkiye için şimdi harekete geçme zamanı!

Exit mobile version