Home Köşe Yazarları Oya Gündüz Aksu Sözün Sorumluluğu/ Oya Gündüz Aksu

Sözün Sorumluluğu/ Oya Gündüz Aksu

0

Geçmişte söylenen bir tek sözün, bütün hayatımızı etkileyebileceğini çoğumuz deneyimlemişizdir. Örneğin; “sen bu olamazsın, bunu asla yapamazsın” gibi sözler zihnimizde kodlanarak, karakterimizi ve ilerideki yaşantımızı direkt etkileyebilir. Bunun tam tersi de olasıdır. Olumlu, yüreklendirici bir söz, bambaşka etkiler yaratabilir yaşantımızda.  Öğretmenlik yaşamım boyunca en çok bu konuda kaygılandım diyebilirim. Öğrencilerime duymak istemedikleri bir sözü, duymak istemedikleri biçimde söylemiş olabilir miyim diye sorguladım kendimi. Söz bir kez ağızdan çıktı mı geri dönüşü yoktur. Elbette koşullar dilimizi, söylediklerimizi de şekillendirmektedir. Düşünmeden konuşulan her söz, pişmanlığı da beraberinde getirebilir.

Ne söylediğinden çok “nasıl” söylediğin önemlidir ve söylediklerin karşındakinin anlayabildiği kadardır derler. Bu durumda bana göre; iyi bir söz, iyi bir dinleyiciye muhtaçtır.

Sözün büyüsüne kapılmaktan da söz edelim biraz. “Şiir gibi konuştun” deriz ya hani… Az sözle çok şey söyleme sanatı olarak da nitelendirilen şiiri, diğer söz sanatlarının ilk sırasına yerleştirenlere hak vermemek elde değil. Bu durumda sanatta, özellikle edebiyatta sözün sorumluluğundan da söz edilmelidir. Sözün sorumluluğu olmasaydı, bunca edebi eserin altında eser sahibinin imzası olur muydu? Ayrıca eser sahipleri, gerektiğinde sözünden hak iddia edebilir miydi? Öte yandan, sözlerinin bedelini yıllarca hapishanelerde ödeyenleri de unutmamalı.

Bir de söz hırsızları vardır ki işte onları anlamak zordur. Her ne kadar yasalar buna izin vermese de, bilerek ya da bilmeyerek başkasına ait söz ya da eserlerin altına kendi imzalarını atarlar hiç umursamadan.

İlginçtir ki günümüzde iletişimsizlik, iletişim çağının en önemli sorunlarındandır. Bilgisayar çağı insanı daha az düşünür ve konuşur olmuştur. Kırpılan sözcüklerle atılan mesajlar bu durumu açıkça gözler önüne seriyor. Hatta çeşitli mimiklerin yerini alan emojiler de gittikçe sözün sözünü elinden almaya niyetli görünüyor.

Diğer yandan dilden dile söylenen, yüzyıllar boyu süregelen, dilimizden düşmeyen sözler hala yaşamımızı birebir etkilemektedir. Gün yoktur ki bir “atasözü” nü anımsamadan geçelim.

“Önce söz vardı” der bazılarımız. “Sözün yükü ağırdır” da denir. Öyleyse son söz; “Söylediklerimiz kadar söylemediklerimizden de sorumluyuz.” olsun. Dilerim ömrümüz güzel sözler söylemek ve duymakla geçsin.

Exit mobile version