Bugün Bodrum Turgutreis’te yüzlerce insan ‘’Ya liman ya hayat‘’, ‘’Turgutreis’te liman istemiyoruz’’, ’’’Havama, denizime, doğama dokunma‘’ diyerek yürüdüler.
Bodrum Kent Konseyi, TMMOB ve Muğla Barosu tarafından yapılan çağrıyla, inşaatı başlayan sahil güvenlik limanı yanında toplananlar, iktidar tarafından pervasızca göz yumulan, halkını ve doğayı yok sayan zihniyete isyan etti.
Toplantının açılışında TMMOB Bodrum ilçe başkanı Mustafa Erdoğan, Kent Konseyi Başkanı Gamze Türk Oğuz, Bodrum Belediye Başkanı Tamer Mandalinci ve Muğla Milletvekili Süreyya Öneş Derici birer açıklama yaptılar. Açıklamalarında bundan önceki eylemlerde ifade edildiği gibi, devletin güvenlik yatırımlarına karşı olmadıklarını ancak proje yerinin Turgutreis ve Bodrum’un özellikle turizm ve sosyal alanında ciddi riskler ve tehditler yarattığı vurguları yapıldı.
Söylenilen her şey çok doğru ve olması gerekenlerdi. Ancak ortada çok büyük bir eksik vardı. Ve bu eksik, Bodrum Kent Konseyi Başkanı Gamze Türk Oğuz ve Milletvekilimiz Süreyya Öneş Derici’nin ağzından çıkan çığlık şeklindeki sözlerle kulaklarımda yıllardır yazıp söylediğim sözler gibi bir kez daha yankılandı. Evet, onlar çok haklıydılar. Onlar sorumluluklarını olması gereken bir şekilde yerine getirseler de yalnızlardı. Yaşadıkları coğrafyada katledilen alanlarla ilgili verilen mücadelede, orada yaşayanlar maalesef yoklardı.
Bugün Turgutreis’te, çocuklarımızın yarınlarına saplanan hançer için toplanan bir avuç sorumluluk sahibi duyarlı insanın yanında neden yoktu Turgutreis’te yaşayanlar? Neden yoktu memleketi yönetme iddiasında olan örgütlerin üyeleri?
Unutmayalım; yaşadığımız alanlar, çocuklarımızın yarınları, hiçbir zaman sadece seçilmişlere bırakılamayacak kadar değerlidir. Seçilmişler veya atanmışlar ne kadar çok çalışsalar da gerekenleri yapsalar da eğer halk yanlarında değilse hiçbir işe yaramaz. İstenilen doğru sonuca ulaşılamaz.
Toplumlar, ülkeler, yaşadığımız alanlar belli zamanlarda çok ciddi sınavlardan geçerler. Bazen ait olduğumuz kurumlarla, bulunduğumuz sıfatlarla, kendimize bile ters düşebiliriz. Bazen farklı düşünsek de farklı tavır koymak zorunda kalabiliriz.
Evet, bugünlerde ülkemiz ve Bodrum için çok ciddi sınavlardan geçiyor. Ülkemiz de ve Bodrum’da ‘’At izi, it izine karışsa da aklım karmakarışık olsa da tavrımın çok net olduğunu biliyorum.
Ve bugün gerçekten ‘’Bodrum sevdalısıyım ‘’diyenlerin, Bodrum’da yaşayanların, Bodrum’un havasından ,suyundan, doğasından geçinenlerin, ekmek yiyenlerin, ‘çocuklarımı ,torunlarımı çok seviyorum’ diyenlerin; bugün Turgutreis’te, yarın farklı alanlarda yapılacak direnişlerin yanında olması şart.
Çünkü bugün Turgutreis’te, dün Yahşide’ki külliyede, Külliye gibi birçok alanda yapılan ucube projelerle canımız Bodrum’un yozlaşan kimliği ve kültürüne yapılanlarla yetmiyormuş gibi yapılacaklarla da tamamen yok olmakla karşı karşıya sevdamız memleketimiz.
Evet sevgili okur, sevgili yurtsever Bodrumlular, gün yüzleşme günüdür. Bodrum’da yapılan yanlışların yıllardır her birimiz parçası olduk. Kimimiz ucundan tuttu. Kimimiz seyirci kaldı. Kimimiz sustu. Meydan sadece seçilmişlere bırakıldı, sadece eleştirildi. Acı ama gerçek, bugün yaşananlarda hepimizin suçu var. Bilerek, bilmeyerek, içinde olarak veya seyirci kalarak çocuklarımıza havasını suyunu denizini doya doya yaşayamadıkları, hak ettikleri gibi bir Bodrum bırakmayarak… Onların yarınlarını çaldığımız için çok suçluyuz.
O nedenle böylesi sınav günlerinde sosyal medyadan sadece ‘’destekliyorum’’ diyerek veya parmak çıkartarak, selfili fotoğraflarla mücadele yapılmaz. Tekrar diyorum ki Bodrum bugün çok büyük bir talan tehtidiyle, hatta terörüyle karşı karşıya. Tıpkı ülkemiz gibi… Tıpkı Cumhuriyetimiz gibi… Bodrum’un ve ülkemizin halkına ihtiyacı var. Ortak değerlerimizde omuz omuza dimdik duran halkına ihtiyacı var.
’’Yürüyüşümden İzler‘’ gururlarım Gamze başkanımın ve Süreyya vekilimin çığlığını duyalım ve seslerine ses olalım çoğalalım. Çoğalalım ki meydanlar Bodrumlularla dolsun. Ancak o zaman iktidar sahipleri ve onların rantçıları yapılan yanlışlardan geri adım atar. Ancak o zaman belki herkes Bodrum’a olan borcunu birazcık olsun ödeyebilir.
NURAN YÜKSEL /BODRUM
15 Ocak 2025