Home Köşe Yazarları Teslimiyetin Kalbi / Nesrin Gökpınar

Teslimiyetin Kalbi / Nesrin Gökpınar

0

Hissettiğim üzüntüyü, hissettiğim korkuyu, hissettiğim kıskançlığı, hissettiğim acıyı, göremediklerimi, duruş ve tutumlarımı, içsel çelişkilerimi ve görmek istemediklerimi, yargılarımı, endişelerimi, kaygılarımı, mücadelelerimi, maskelerimi, geçmişimi, beni kıranları, “nasıl seveceğim”?

Görmezden gelenleri, tacizcileri, dirençlerimi, şüphelerimi, karanlığımı, kendimde nefret ettiğim şeyleri, önümde sevilmeye açık olan şeyleri, sevmek istemediğim şeyleri, hiç değişmeyecek olanları, hiç bağışlamayacak insanları, büyümeyi reddedenleri “nasıl seveceğim”?

Kendini her zaman haklı olarak görenleri, kendini kurban olarak görenleri, kendini fedakarlık için adayanları, başıma gelenleri, her zaman bir şeylere ihtiyacı olanları, yalnız ve hiçbir zaman tatmin olmayanları, her zaman daha fazlasına ihtiyacı olanları, elindekiyle yetinmeyenleri, daha aza tamah etmekten korkanları, her zaman kazanılacak bir çıkar doğrultusunda yaşayanları “nasıl seveceğim”?

Sadece ‘yuvaya’ gitmek isteyenleri, beni reddedenleri, her zaman reddedilmişleri, her zaman değersiz hissedenleri, önüne verilmiş olanları itip sürekli arzularının peşinden koşanları “nasıl seveceğim”?

Bütünümü, ben ben’imi “nasıl seveceğim” bilmiyorum!

Bunları nasıl seveceğimi, kendime fark ettirerek bütün çatışma, acı ve zorluğu bırakıyorum.
Teslimiyetin tam da “kalbine” giriyorum!

Peki ya siz ne düşünüyorsunuz?

Exit mobile version